Özgür Demirtaş ‘Bu şark kurnazlığı çalışmaz” deyip “felaketler başlar” uyarısı yaptı

0

Ekonomist Prof.Dr.Ekonomik eleştiri Özgür Demirtaş’tan geldi. Merkez Bankası’na karşı uyarıda bulunan Özgür Demirtaş, “Para basmak ve faiz indirimi kısa vadeli olumlu etkilerini yansıtsa da siyasetçileri soğutsa da(!) dedi.

Abone

Sabancı Üniversitesi İşletme Fakültesi Finans Fakültesi Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş, ekonomiye ilişkin dikkat çekici uyarılarda bulundu. Sosyal medya hesabından bir dizi paylaşımda bulunan Prof. Dr. Özgür Demirtaş, özellikle Merkez Bankası aracılığıyla yaptığı 20 maddelik uyarıda dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İşte Özgür Demirtaş’ın uyarıları…

– Merkez bankaları parayı yoktan var ediyor. Bir ücret (faiz) karşılığında bankalara verir. Bankalar bu parayı alıp şirketlere kredi veriyor. Şirketler kredi ile yeni yatırımlar yapıyor. İnsanları yeni yatırımları için işe alıyorlar.

– İşsizlik düşüyor. Yeni yatırımlar için para alan insanlar maaşlarını harcarlar. Milli gelir artıyor. güzel değil mi? Kulağa iyi geliyor değil mi? Olumsuzluk. Unutmayın: Bir şey kulağa hoş geliyorsa muhtemelen doğru değildir.

– Öyleyse neden yukarıdakiler doğru değil? Doğru değil çünkü bu yöntem doping. Bu yöntem ilaç kullanımıdır. Bu yöntem dolandırıcıdır. Bu yöntem kısa ömürlüdür. Bu yöntem gelecek nesiller için bir temeldir. Sana bir tane söyleyeyim.

Uyuşturucu benzetmesi yaptı

-Ucuz faizle para dağıtmak PARA’yı tuvalet kağıdından farksız yapar. Sisteme giren para başlangıçta iyi etkilerini gösterir (Doping Gibi, Uyuşturucu Gibi, Alkol Gibi). Kısa vadede piyasa ucuz kredilerle canlanıyor. MAL fiyatları yükseliyor.

– Gayrimenkul sahibi olan zengin olur. Kısa vadede ekonomi toparlanınca politikacılar meydan okur, tıpkı 100 metreyi kazanan sporcunun antrenörünün madalya töreninde övünmesi gibi. Sonra sporcunun karaciğeri iflas eder.

-Uyuşturucu kullanan kişi ilk dakikalarda çok keyifliyken vücudunda yaralar açılır ve dişleri dökülür… Para basmak ve faizleri düşürmek kısa vadeli olumlu etkilerini yansıtıp siyasetçileri soğutsa da(!) , uzun vadede enflasyon artıyor.

– Halkın geliri enflasyonun altında artıyor. Satın alma gücü düşer. Uzun vadede FELAKETLER başlar. ANCAK politikacılar uzun vadeli bakmazlar. Kısa vadede seçimleri kazanmaları onlar için önemli. Uzun vadede siyasetten çekildiler, emekli oldular ya da öldüler.

Politikacı ve Devlet Adamının Tanımı

– Kısa vadeli planlar yapan, para basan, Sünni usullerle faiz indiren, halkı enflasyona boğan kişiye SİYASETÇİ denir. Uzun vadeli plan yapan, enflasyonu kontrol altına alan, önce faiz oranlarını yükselten ve tabii ki indiren kişiye DEVLET ADAMI denir.

– Kısa vadede siyasetçiler kahraman gibi karşılanır, afişleri asılır. Uzun vadede ÇOK KÖTÜ olarak adlandırılırlar. Onlar hakkında en kötü şeyler söyleniyor. DEVLET ADAMLARI kısa vadede kötü anılır, kemer sıktığı için sevilmez. Ancak uzun vadede değerleri anlaşılır. Heykeller dikiliyor!

– Siyasetçilerin kısa vadeli çıkarlar ve seçim kazanmak için para basacağını ve Sünni faiz oranlarını düşüreceğini anlayan bilim adamları ve düşünürler dediler ki: Merkez bankaları siyasetçilerden BAĞIMSIZ olmalıdır.

Merkez bankaları bağımsız olmayan ülkeler…

– Politikacılar kısa vadeli çıkarlar için uzun vadeliyi yakıyor, ülke çıkarları uzun vadeli planlamalar yapıyor ama ülkeyi yönetmek isteyen politikacıların çıkarları KISA vadeli çıkarlar: Literatürde ZAMAN UYUMSUZLUĞU deniyor ki, zaman çatışmasıdır.

– Bu Zaman Uyumsuzluğu nedeniyle gelişmiş ülkeler merkez bankalarını bağımsız hale getirmişlerdir. Merkez bankaları bağımsız olmayan ülkeler krallık, otokrat ve en önemlisi EN KÖTÜ.

– Şöyle düşünün: Bu kadar kolay olsaydı, gelişmiş ülkelerin bu kadar karmaşık kuralları olur muydu? Merkez bankasına emir veriyorlar, merkez bankası yoktan var ediyor, bankalara veriyor, bankalar ucuz kredi veriyor, işsizlik düşüyor, milli gelir artıyor vs.

Zombi şirketler doğuyor

– Hepsi bu kadarsa, tüm NOBEL kazananları ve uzmanları bu kadar karmaşık çözümler mi sunuyor? Merkez bankasına KOMUTA verdiğinizi ve faiz oranını SIFIR olarak belirlediğinizi varsayalım. Hiç yoktan parayı bastırıp, ÇANTA ile bankalara verdiniz. Ardından bankacılığı denetleyen devlet kurumu, parayı bankalara SIFIR FAİZ (veya %1-2) ile dağıtacağınıza dair bir talimat verdi.

– Ne oluyor? Herkes, duyan herkes: o parayı yüzde 1-2 faizle al ve aklına gelen bir şirket kur. İlk düşen işsizlik. Ama sonra AHHH AMA SONRA: İnanılmaz enflasyon başlıyor. İşe gidenler bile mal almaya gücü yetmiyor. Ve en acısı da sonu: O ÜCRETSİZ parayla kurulan şirketlerin çoğu ZOMBIE şirketleri. Yani normal ekonomik şartlarda kar elde edemedikleri için kurulamayan şirketlerdir.

İşletmeler batmaya başlıyor

– Doping sürdürülebilir olmadığı için o ZOMBIE şirketleri birer birer iflas etmeye başlıyor. Ülkenin bütün hammaddeleri, insan kaynakları ve yılları boşa gitti… Bu arada bilimsel yöntemlerden sapmayanlar açığı daha da açtı.

– Her zaman yazdığım gibi, ABD EN BÜYÜK para politikası hatalarını yaptı. Türkiye gibi ülkeler de aynı yolu izledi. ABD yapsaydı ben de yapardım diyebilirsiniz. Bu saflık olacak. Çünkü ABD para birimi rezerv para birimidir. Yoktan var ettiği parayla cari açığı finanse ediyor.

– Bu kadar güce sahip olmalarına rağmen onlar bile şok olmuştu. Ama Türkiye gibi hassas bir ülkenin bu hatayı yapması HARİKA. Hiçbir ülke kısa vadeli acı çekmeden başarıya ulaşamaz. Başarıya kestirme yoldan ulaşacağını sananlar SİPARİŞ KURNAZIDIR.

– Peki, KÖKENİ BİLİNİYOR mu? Tabii ki işe yaramayacak. Doğu Kurnazlığı işe yarasaydı, Doğu, Doğu olarak kalır mıydı? …

You might also like