Portakal ve mandalinayı sakın böyle tüketmeyin. Mideyi alt üst ediyor

0

Gastroenteroloji uzmanı Prof. Mide içeriğindeki asidik sıvının bir kısmı yemek borusuna kaçar.

Gastroenteroloji uzmanı Prof.

“Diyet reflüsünü artıran çikolata, alkol ve yağlı yiyecekler sınırlandırılmalı veya kesilmelidir. Turunçgiller (portakal, mandalina, greyfurt ve limon), gazlı içecekler ve meme iltihabına neden olabilecek otların tüketimi sınırlandırılmalıdır. Kahve tüketimi de reflüye neden olabilir, bu nedenle reflüsü olanlar kahveden uzak durmalıdır.

NARENÇİCİ GÖĞÜS YANIKLARINA NEDEN OLABİLİR

Reflü hastalığında beslenme değişikliklerinin beklenen faydasının yüzde 15-20 civarında olabileceğini vurgulayan Prof.

“Bu değişikliklerin uygulanması sırasında hastanın yaşam kalitesinden ödün verilmemesine özen gösterilmelidir. Beslenme noktasında reflüyü arttıran besinlerden uzak durulmalı, bu amaçla alkol, çikolata, yağlı yiyecekler sınırlandırılmalı veya ortadan kaldırılmalıdır. Göğüs iltihabına neden olabilecek turunçgiller (portakal, mandalina, greyfurt ve limon), gazlı içecekler ve baharatların tüketimi sınırlandırılmalıdır. Ayrıca kahve ve çay tüketimi de bazı kişilerde reflüye neden olabilir. Mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını önlemek veya azaltmak için kilo verme, sigarayı bırakma, yatak başını yükseltme ve yemekten sonra 2-3 saat yatmama gibi davranış ve durum değişiklikleri uygulanmalıdır.

SES VE ASTIM GİBİ HASTALIKLARDA DOKTORA DA DÜŞÜNÜLEBİLİR

prof. Orhan Kocaman, hastaların ses kısıklığı, kronik farenjit, astım ve nadiren de zatürre gibi kulak burun boğaz ve solunum sistemlerini ilgilendiren olağandışı durumlarla da doktora başvurduklarını belirtti.

GIDA BORUSUNUN Anormal HAREKETLERİ REFLÜYE NEDEN OLABİLİR

Reflü hastalığının nedeni net olarak aydınlatılamamış olsa da reflü hastalığının oluşumunda birçok faktörün rol oynadığına inanıldığını iddia eden Dr. Orhan Kocaman şu bilgileri paylaştı:

“Daha çok yemeklerden sonra ortaya çıkan ve herhangi bir şikayete yol açmayan fizyolojik reflünün dönüşümündeki en önemli önleyici faktör, yemek borusu ile mide arasında yer alan ‘alt yemek borusu sfinkteri’ adı verilen kapağın varlığıdır. Bu kapaktaki işlevsel ve yapısal bir bozukluk reflü hastalığına neden olabilir. Reflü hastalığının oluşumunda ikinci önemli faktör anormal yemek borusu hareketleridir. Yemek borusuna kaçan mide içeriğinin mideye düzgün bir şekilde geri dönebilmesi için yemek borusu hareketleri normal ve rahatsız edilmemelidir. Uygun temizlik yapılmazsa mide içeriğindeki asidik veya alkali içerikler yemek borusu astarına zarar vererek reflü hastalığına neden olabilir. Yemek borusunun temizlenmesinde rol oynayan bir diğer önemli faktör de tükürük salgısıdır. Tükürük salgısı ile reflü düzeyinin nötralize edilmesi reflü hastalığının önlenmesinde önemli rol oynar. Reflü hastalığının oluşumundaki bir diğer önemli faktör de mide boşalma kusurları ile ilgilidir ve özellikle ileri yaş grubunda kanser gibi hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar.

DİKKAT 1 HAFTADAN FAZLA GÖĞÜSTE YANMA VEYA AĞIZDA SOLUNUM SUYU

Reflü hastalığının tanısı için tipik reflü şikayeti olan bir hastada göğüste yanma hissi veya ağızda acı su gibi şikayetlerden birinin veya her ikisinin haftada bir veya daha sık yapılması yeterlidir. Dr. Enorme şunları vurguladı:

“Bu şikayetler asit baskılayıcı tedaviye yanıt verdiyse, daha fazla araştırmaya gerek yoktur. Ancak endoskopi, 24 saatlik özefagus pH metre ve empedans ölçümleri reflü hastalığının tanı ve değerlendirmesinde kullanılan diğer yöntemlerdir.

Tedaviye rağmen hastaların yüzde 80’inde tekrarlayabilir.

Reflü hastalığının bazı hastalarda uzun süreli asit maruziyetine ikincil olarak yemek borusu kanseri riski taşıyan Barrett’s özofagusu adlı bir komplikasyona yol açabileceğini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Kocaman, tedavi konusunda şu önerilerde bulundu:

“Reflü hastalığı ilaçla tedavi edildiğinde hastaların yaklaşık yüzde 80’i nüks ediyor. Bu nedenle reflü hastalığı kronik bir hastalık olarak değerlendirilmelidir. Tedavinin amacı semptomları yönetmek, özofagus hasarını iyileştirmek ve uzun vadeli komplikasyonları (özofagus stenozu, Barrett’s özofagus, özofagus kanseri) önlemektir. Bu amaçlar doğrultusunda reflü tedavisi yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavileri, endoskopik tedaviler ve cerrahi tedaviler olmak üzere 4 ana başlık altında incelenebilir. Bu tedavilerin temel amacı mide asidi salgısını azaltmak ve/veya mide ile yemek borusu arasındaki kapağı mekanik olarak daraltmaktır.”

You might also like